1 Şubat 2013 Cuma

GÜLŞAH'IN MİMİ

Sevgili Gülşah beni mimlemiş, teşekkür ederim...Sorular biraz gözümü korkutsa da en azından mimin birinci bölümünü elimden geldiğince cevaplamaya çalıştım.Bu mimi bir çok arkadaşımda gördüğüm için devamında kimseye göndermeyi tercih etmedim =)

Kitaplara eş değerde sevdiğin bir şey var mıdır? Varsa nedir?
Dekorasyon dergilerini çok severim.Maison Francaise,Home Art ve Evim dergisi favori dergilerimdir.
 
Takma adın var mı? Varsa o adı neye göre seçtin ya da sana nasıl hitap edilmeye başlandı? Yani hikayesi nedir?
Eşim ve kızkardeşim "gülüm" der...Annem arada "güloş" diye seslenir...Küçükken erkek kardeşim "gülişko" derdi şimdi büyüdü adam oldu ya artık demeyi yakıştıramıyor kendisine =)
 
Kitap okurken aynı anda şarkı dinleyenlerden misin? Belirli kitaplarla özdeşleştirdiğin şarkılar var mı? Varsa bunlar nelerdir?
Hayır hiç sevmediğim şeylerden bir tanesidir.İkisini ayrı ayrı yapıp adam akıllı tadına varmaya çalışırım.
 
Seri kitapları mı daha çok seversin yoksa tek kitapta herşeyin olup bitmesinden hoşlananlardan mısındır?
Tek kitaplar tercihim öbür türlü sıkılma ihtimalim yükseliyor.Bazen tek kitapta bile sıkılıp kolayca bırakabildiğimi düşünürsek seriler hiç bana göre değil...
 
Hayatta en çok gerçek olmasını / senin olmasını istediğin şey nedir?
Mutlu bir yuva, ömrümün sonuna kadar seveceğim bir erkek ve ondan olacak bir çocuk.Kalbimin sahibini buldum, 9 hafta sonra da oğlumuzu bekliyoruz inşallah bu tabloyu tamamlamak için =)
 
E-book mu yoksa eski usul,ellerinde hissedebileceğin kitapları mı okumayı tercih edersin?
E-book'ları sevemedim bir türlü.Şöyle yayıla yayıla rahatça elimde tutarak okuyacağım bir kitabın yerini asla tutmuyorlar.
 
En sevdiğin şarkıcı / grup ve onun / onların en sevdiğin şarkısı nedir?
Şebnem Ferah sevenlerdenim.
 
Kendin hiç ayraç yaptın mı? Yaptıysan eğer kendi yaptıklarını mı yoksa kitapların orjinal ayraçlarını mı tercih edersin?
Orijinal ayraçları kullanırım hiç ayraç yapma ihtiyacı hissetmedim.
 
En sevdiğin,bir anlamda hayatını etkileyen ünlü bir alıntı / alıntılar var mıdır?
Düşüncenin gücüne inanan birisi olarak bir hastanenin duvarında okuduğumdan  beri beni çok etkilemiş Mevlana'nın sözleri vardır...

"Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünürsen gülistan olursun
Diken düşünürsen dikenlik olursun"
 
En sevdiğin mevsim hangisidir?
Kesinlikle yaz.Sabah uyandığımda gözüme güneş ışıkları giriyorsa tamamdır...
 
Dürüstçe cevap vereceğini varsayarak soruyorum.Elinde bir şeyleri değiştirecek güçte tek kullanımlık bir güç olduğunu düşünelim.Bu kadar büyük bir şans avuçlarındayken bencillik edip kendi isteklerin doğrultusunda mı kullanırdın yoksa daha geniş düşünüp herkesin yararına olan bir değişiklik yapmak için mi kullanırdın? Ve bu değişiklik (bencillik edip de yaptığın yada herkesin yararına olan) ne olurdu?
Adalet takıntılı bir insan olarak gelir adaletsizliklerini gidermek için elimden geleni yapardım.Sadece parasıyla adam olduğunu zanneden vasıfsız insanlar deli eder beni...
 

30 Ocak 2013 Çarşamba

YOĞURTLU KABAK HAVUÇ KAVURMASI

Bayıldığım lezzetlerden bir tanesi daha...Bu tarifi de yengemden çaldım.Daha doğrusu o yaparken görmüştüm...Ben kendim havuçları rendeleyip benzer bir salata zaten yapıyordum, hatta işte burada yapmıştım...Sonra bunu deneyince havucun kabak ile de çok yakıştığını gördüm.Çoğunuz büyük ihtimalle biliyorsunuzdur bir de ben bir tarif vereyim ve arşivimde dursun bu güzel lezzet...
 

Malzemeler:
  • 3 adet kabak
  • 4 adet orta boy havuç
  • 2 diş sarımsak
  • 6 tepeleme yemek kaşığı yoğurt
  • Yarım demet dereotu
  • Tuz
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
Yapılışı: Kabaklarımızı ve havuçlarımızı dik bir şekilde dörde bölelim ve böldüğümüz her bir parçayı ince ince doğrayalım.Doğradığımız sebzelerimizi yağımızda iyice yumuşayana kadar kavuralım.Yoğurdumuzu biraz sulandıralım, tuz ve rendelenmiş sarımsak ile karıştıralım.En son olarak kavurduğumuz sebzelerimizi, ince kıyılımış dereotu ve hazırladığımız yoğurt ile karıştıralım.

22 Ocak 2013 Salı

TORTİLLA ESPANOLA (İSPANYOL OMLETİ)

İspanya'da bize en yakın gelen lezzetlerden bir tanesi idi İspanyol omleti.Genellikle menülerde bu lezzetin tam ismi "Tortilla Espanola" ya da "Tortilla de Patatas" isimleri ile geçiyor ve genellikle kahvaltı öğünlerinde tüketiliyor.Küçük cafelerde rahatlıkla bulabilirsiniz biz Madrid'de deneme fırsatı bulmuştuk bu omleti.
 
 
İspanyolların patatesi sevdiklerini menülerdeki seçeneklerden rahatlıkla anlayabilirsiniz.Tapas alternatiflerinde sıkça görebileceğiniz gibi sandviçlerinde ve kahvaltı öğünlerinde de vardır patates.Hatta omletli sandviçleri bile var.Yani ekmek arası omlet =) Evet ekmek arası bayıcı bir lezzet oluyor, o yüzden tavsiyem tabakta porsiyon olarak ispanyol omletini tüketmeniz.
 
 
Bizdeki omletten farklarına gelince benim ayırt edebildiğim kadarıyla öncelikle bol yumurtalı yapılıyor ve kuru soğan kullanılıyor.Ayrıca kalınlık olarak da farklı.Bizim omletlerimiz genellikle incedir burada ise bildiğiniz bir yaş pasta yüksekliğinde, bu yüzden de altlı üstlü çevrilerek pişiriliyor.Ben iki kişilik yaptığım için mecbur ince yaptım.Bu kadar laftan sonra işte tarifim...
 
Malzemeler:
  • 2 adet orta boy patates
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 4 adet yumurta
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • Tuz
  • İsteğe göre karabiber (Ben dayanamayıp kekik de ekledim)

Yapılışı: Sıvı yağda ince doğranmış soğanlarımızı kavuralım ve yine küçük doğranmış patateslerimizi ekleyerek ağzı kapalı bir şekilde pişirelim.Ayrı bir kasede 4 yumurtayı kırıp tuz ve baharatlarını ekleyip çırpalım.Pişen patatesimizi kaseye döküp bir güzel yumurta ile karıştıralım.Çok az yağladığımız tavaya bu karışımı döküp bir yüzünü pişirelim sonra bir tabak yardımı ile diğer yüzünü çevirip bir de öbür yüzünü pişirelim.Hamsi tavalarındaki mantıkla yani.Omletimiz hazır afiyet olsun... 

20 Ocak 2013 Pazar

FIRINDA MANTAR GRATEN

İşte bizim cumartesi akşamı keyif menümüzden bir kare...Mantar graten...Mantar konusunda bana göre problemli olan kirpinin bile severek tükettiği haliyle.

Bütün günü gezerek ve artık montların bile kapatamadığı göbeğime panço almakla geçirdiğimiz bir günün arkasından akşam yemeğinde şöyle hafif ama keyifli bir şeyler tüketmek istedik.Kirpi mantarı hazırladı ben de yanına kabaklı havuçlu salatayı ve böyle keyifli bir tabak yaptık.


Yapılışı: Malzeme listesi hazırlamama gerek yok sanırım...Mantarların saplarını kesin ve yağlanmış tepsinize bir güzel ters biçimde dizin.Her bir mantarın içine bıçağın ucuyla bir miktar tereyağı bırakın.180 derecelik fırında mantarlar suyunu bırakıp tekrar çekinceye kadar pişirin.Daha sonra mantarlarınızın üzerine biraz tuz serpip her  birinin içine birer dilim kaşar peyniri koyun ve kaşarlarınız iyice eriyene kadar fırında pişirmeye devam edin.

Mantarları fırında biraz fazla tutup kaşarlarınızın üzerini iyice kızartabilirsiniz.Son bir tavsiye fırından çıkardıktan sonra kaşarların üzerine biraz karabiber serpin kesinlikle çok yakışıyor...

14 Ocak 2013 Pazartesi

KREMALI MISIR ÇORBASI

Annemin çorba tarifini çaldım...Kremalı mısır çorbası annemin sevdiğim çorbalarından biriydi ama hiç deneyememiştim.Özellikle balık yemeklerinin yanına oldukça yakışan bir çorba ama ben hafta sonu klasik bir misafir menüsünde yer verdim bu çorbaya.Eeee anneminkisi gibi de oldu bence, zaten fotoğraf da annemin çorbasına ait =) Ben misafir telaşesinde çekmeye fırsat bile bulamadım.

 
 
İşte bu güzel çorbanın tarifi....
 
Malzemeler:
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 5 su bardağı soğuk su
  • 1 su bardağı konserve mısır (ya da haşlanmış ve tanelerine ayrılmış mısır)
  • Yarım su bardağı rendelenmiş havuç
  • 100 ml krema (Ben küçük boy Pınar kremaların yarısını kullandım,yoksa süt de kullanabilirsiniz)
  • Yarım demet dereotu
  • Tuz

Yapılışı: Unumuzu sıvı yağda biraz pembeleşip kokusu çıkana kadar kavuralım (yaklaşık 3-4 dk.) Kavrulan una soğuk suyumuzu yavaş yavaş unun topaklanmasına izin vermeden dökelim ve suyumuzun kaynamasını bekleyelim.Kaynayan suya rondoda biraz küçülttüğümüz mısırı ve rendelenmiş havucu ekleyelim.Kremamızı ve tuzumuzu da ekleyip çorbamızı 10 dk. kaynatalım.En son doğranmış dereotumuzu karıştırıp çorbamızın altını kapatalım.Afiyet olsun...

31 Aralık 2012 Pazartesi

OYUNCAK TOP YAPIMI

Babasından oğluşa sevimli mi sevimli el yapımı bir oyuncak top =) Sevgili eşim nam-ı diğer kirpi oğluş için kırmızı-beyaz keçeleri kullanarak el emeği mini bir oyuncak top yaptı.


Annesini bu kadar tekmelemeye bayıldığına göre topu da sever diye düşündük ve babası hemen işe koyuldu.Kaç aylıkken bu topu algılayıp elle tutabilir hale gelir bilinmez ama onun için bişeyler yapabilmek şimdiden en büyük hobimiz oldu.Yapmak isteyenler için aşamaları ile nasıl yapıldığı işte burada kirpinin bloğunda...Ben bayıldım bu minik topa umarım sizlerde beğenirsiniz...

25 Aralık 2012 Salı

BİR DİKİŞ KUTUSU DAHA

Daha önce kendim için ilk tecrübe bir dikiş kutusu yapmış görmemiş misali almış salonumun baş köşesine koymuştum =)
 
Bize geldiğinde eşimin ablası kutuyu görünce çok hoşuna gitmişti ve o gün bir tane de ona yapmaya karar vermiştim.Kısmet bugüneymiş...Kutunun dışını aynı renk boyayıp diğer detaylarını değiştirerek böyle bir kutu oluşturdum.Benim çok hoşuma gitti, kendisine cumartesi günü doğum günü hediyesi olarak verilecek bu kutu umarım Mine Abla'm da beğenecek.
 
 









Kutunun yapılış aşamalarını bir önceki kutumda daha ayrıntılı anlatmıştım detaylarını öğrenmek isteyenler işte buradan daha önceki yazıma bakabilirler.Bu kutuda teknik olarak farklı denediğim tek şey stencil çalışması oldu.



Açıkçası ilk defa denedim bu stencil denen tekniği ve çok çok başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim =) Stencil kalıbını çıkardıktan sonra biraz boyamı taşırdığımı fark ettim ve biraz rötuşlar yapmam gerekti.Acaba normal düz fırça kullanılmıyor mu bu stencil çalışmasında bilen varsa yardımlarını bekliyorum =)